27 Haziran 2016 Pazartesi

İstiklal Yolu Rotasının Kitabı Çıktı

2008 yılında Kastamonu Valiliği için hazırlanan bir projeydi İstiklal Yolu. İnebolu’dan başlayıp, Kastamonu ve Çankırı illeri üzerinden Ankara’ya bağlanan tarihi kağnı yolunun İnebolu-Kastamonu etabı yürüyüş parkuru olarak düzenlenmişti. Rotanın rehber kitabı Hil Yayıncılık tarafından bu ay basılarak raflardaki yerini aldı.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Türkiye'nin En Güzel 10 Kanyonu Hürriyer Seyahat Eki'nde

Türkiye’nin en güzel 10 kanyonu

Anadolu, doğanın bize sunduğu en etkileyici oluşumlardan kanyonlar bakımından oldukça zengin. Trekking, fotoğraf ve doğa tutkunuysanız ve hâlâ bu kanyonlara gitmediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz. Yedi jüri üyemizin ilk tercihi Valla Kanyonu oldu.

Alanında uzman isimlerden oluşan büyük jüri Türkiye'nin en güzel 10 kanyonunu seçti. Sedat Kalem - WWF Türkiye Temsilcisi, Murat Köksal - Atlas Dergisi Yayın Direktörü, Sinan Çakmak Atlas Dergisi Yayın Yönetmeni, Dicle Tuba Kılıç - Doğa Derneği Başkanı, Ersin Demirel - Yürüyüş rotaları rehberi, Yücel Sönmez Hürriyet Seyahat Editörü, Esra Ergin - Dağcı, Tunç Fındık - Dağcı, Ali Nasuh Mahruki - AKUT kurucusu, Hale Taşkın -Dağcı.


1. En etkileyici
VALLA KANYONU / KASTAMONU
Küre Dağları Milli Parkı’nda bulunan kanyon 800 metreye uzanan derinliğiyle dünyanın en derin ikinci kanyonu unvanını taşıyor. Yücel Sönmez, “Sadece Türkiye’nin değil gezegenin en etkileyici kanyonlarından biri. İnsana kendinin ne kadar küçük olduğunu hissettiriyor” diyor.
















2. Mutlaka korunmalı
KÖPRÜLÜ KANYON / ISPARTA ve ANTALYA
Adını üzerinde bulunan tarihi iki köprüden alan kanyonda rafting yapılabilmekte. Dicle Tuba Kılıç, “Hem turizmi, hem biyoçeşitliliği hem de temiz su kaynağı olmasından dolayı mutlaka korunması gereken bir cennet” diyor. 14 km. uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun kanyonlarından.

















3. Yayla niyetine
SAKLIKENT KANYONU / MUĞLA ve ANTALYA 
Antalyalıların yayla niyetine kullandıkları kanyon 18 km uzunluğa ve 200 metre yüksekliğe sahip. Zeminde yol alan Karaçay oldukça şiddetli bir şekilde akıyor. Bu yüzden kanyona 200 metrelik tahta bir köprüyle giriliyor. Unutmadan Ksantos Antik Kenti buraya çok yakın.




















 


4. Gizli kalmış
SANSARAK KANYONU / BURSA
Eşsiz bir doğaya sahip olmasına rağmen çoğu kimse buranın adını bile duymamış. Bu sayede korunan kanyon usul usul akan Kayalı Dere boyunca yer yer genişleyip daralan 7 km’lik parkuruyla doğa yürüyüşü için mükemmel bir bölge. 500 yıllık Osmanlı yerleşimi olan Sansarak Köyü’nü de mutlaka gezin.
















 

5. Eşsiz günbatımı
IHLARA VADİSİ / AKSARAY
Hasan Dağı’ndan püsküren lavların oluşturduğu, 14 km. uzunluğundaki kanyon yer yer 110 metre genişliğe ulaşıyor. Hristiyanların kayalara oyarak yaptığı sayısız barınak, kilise ve mezar vadi boyunca yer alıyor. Ayrıca gün batımında eşsiz bir manzarası var.
















6. Harika yürüyüş
YAZILI KANYON / ISPARTA
Sütçüler İlçesi'ndeki kanyon adını içerisindeki bir kayada Yunan şair Epiktetos'un şiirinin olduğu kaya yazıtından alıyor. Esra Ergin, "Hem tarihi hem doğası hem de tırmanış yapılabilen harika bir yer" diyor. Önemli bir yürüyüş rotası da olan bölge Aziz Paul buradan geçtiği için Hristiyanlar tarafından kutsal sayılıyor.















 
7. Balıktan kanoya
KÜPKAYA KANYONU / ORDU
Yeşillikler içindeki Ulubey ilçesinde yer alan kanyon iki km. uzunluğa ve beş ile 20 metre arasında değişen genişliğe sahip. Balık tutmak, kano sporu yapmak, yüzmek ve fotoğraf çekmek için harika bir doğası var. Kamp yapmaya müsait alanlara da sahip kanyonun içerisinde bir de şelale bulunuyor.

















8. Fotoğraf tutkunla
CEHENNEMDERESİ KANYONU / ARTVİN
Çok sarp ve derin bir kanyon olduğu için yöre halkı tarafından ‘Cehennem Deresi’ olarak isimlendirilen kanyon Ardanuç’ta bulunuyor. Kanyonda yeterince turistik bir altyapı bulunmuyor. Girişten ilerledikçe yüksek kayalıklarda geniş mağaraları göreceksiniz. Kaya oluşumları harika fotoğraf kareleri sunuyor.

















 
9. Likya Yolu'nda
GÖYNÜK KANYONU / ANTALYA-Kemer
Göynük’te bulunan kanyon yazın güneşin kavurduğu Antalya’da, doğada serin bir gün geçirmek isteyenlerin akınına uğruyor. Yüzme alanları, şelaleleri ve trekking parkuruyla huzur ve eğlence vaat ediyor. Dünyanın en iyi yürüyüş parkurlarından biri olan Likya Yolu’nun bir bölümü de kanyondan geçiyor.


















10. Dünyada ikinci
KARANLIK KANYON / ERZİNCAN
37 yıldır yaz aylarında düzenlenen Kemaliye Uluslararası Doğa Sporları Festivali burada yapılıyor. Özellikle BASE jumping tutkunlarının ilgisini çekiyor. Fırat Nehri’nin kolu olan Karasu’nun aktığı kanyon ABD’deki Büyük Kanyon’dan sonra dünyanın en büyük kanyonu.



















Kaynak : Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki (15.05.2016)

17 Mayıs 2016 Salı

Türkiye'nin En İyi 10 Şelalesi Hürriyet Seyahat Eki'nde

Türkiye'nin en iyi 10 şelalesi

Anadolu denize kavuşmak için metrelerce yükseklikten dökülen şelalelerle dolu. Üstelik karın erimesiyle birlikte gürül gürül akan şelaleleri görmenin tam zamanı. Peki Türkiye'nin en güzel şelaleleri hangisi? Büyük jürimize sorduk...

Foto muhabiri Coşkun Aral, Hürriyet Seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç, Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç, Atlas Dergisi Yayın Direktörü Murat Köksal, Yürüyüş rotaları rehberi Ersin Demirel, Atlas Dergisi Yayın Yönetmeni Sinan Çakmak, Fotoğraf turları rehberi Faruk Akbaş, Atlas dergisi yazarı Yıldırım Güngör, gezgin, yazar Uğur Biryol, WWF Türkiye Direktörü Sedat Kalem seçti.

1. KURŞUNLU ŞELALESİ / ANTALYA
18 metre yükseklikten dökülen, 1991’de açılan Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı’nın içerisinde yer alıyor. 33 hektarlık bölgede seyir terasları, çocuk parkı, restoran, yürüyüş yolları ve patikalar var. Antalya-Isparta Karayolu 28. km.










2. KAPUZBAŞI ŞELALELERİ / KAYSERİ 
Dağcıların uğrak yeri Aladağlar Milli Parkı sınırları içerisinde yer alıyor. Yekpare kaya üzerinden büyük bir basınçla yedi ayrı koldan akan şelaleler basınçtan dolayı etkileyici seslerle dökülüyor. Etrafta bungalovlar ve piknik alanları mevcut. Yahyalı.




3. MARAL ŞELALESİ / ARTVİN
Yeşillikler içerindeki Maçahel Vadisi’nde bulunan şelale beş metre yükseklikten dökülüyor. Dicle Tuba Kılıç, “Patika yolu dışında bir ulaşımı olmaması doğanın korunmasını sağlamış. Asırlık ağaçların arasında, çok yüksek ve etkileyici bir şelale” diyor. Borçka.


















4. TORTUM ŞELALESİ / ERZURUM
22 metre genişliği olan ve 50 metre yükseklikten dökülen şelale dünyanın en önemli şelaleleri arasında gösteriliyor. Bir heyelan sonucu oluşan şelale için Saffet Emre Tonguç, “Tam bir doğa harikası, güneşli havalarda üzerinde beliren gökkuşağı ile fotoğraf tutkunları için ideal” diyor. Uzundere.


















5. AĞARAN ŞELALESİ / RİZE
Üç kilometrelik çay bahçeleri arasından geçerek ulaşılan şelale, yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülüyor. Uğur Biryol, Ağaran için şunu söylüyor: “Etkileyici doğasıyla mutlaka görülmeli. Ayrıca üzerindeki gölette yüzebiliyorsunuz.' Çayeli.


























6. DÜDEN ŞELALELERİ / ANTALYA
Şehir merkezine sadece 10 km. uzaklıktaki iki şelale Konyaaltı ve Lara arasında Akdeniz’in mavisiyle buluşuyor. Şelalelerin büyüğü Aşağı Düden 50 metreden gürültüler çıkararak dökülüyor. 15 km. uzaklıktaki Yukarı Düden şelalesi ise altında bir mağarayı gizliyor. Merkez.
















7. MANAVGAT ŞELALESİ / ANTALYA
Kış aylarında yoğun debisinden dolayı şelale yerine delice akan bir ırmağa dönüşen Manavgat’a gitmek için en iyi mevsimdeyiz. Beş metrelik yükseklikten düşen şelale geniş görünümüyle etkileyici. Ayrıca dünyaca ünlü olduğunu da söylemek lazım. Manavgat.
















8. ÇİSELİ ŞELALESİ / ORDU
6 metreden dökülen şelale yaz-kış aynı debide akıyor. Altında üç tane daha küçük şelale var. Önündeki üç metre genişliğinde ve derinlikteki doğal gölde yüzebilirsiniz. İki km. uzaklıkta alabalık yiyebileceğiniz bir çiftlik de mevcut. Merkez.
















9. UÇAN 1 VE UÇAN 2 ŞELALELERİ
Antalya’da şelale denince akla Kurşunlu, Düden ve Manavgat gelir. Ancak Türkiye’nin ikinci uzunluktaki yürüyüş rotasın yanında bulunan bu iki şelale göz ardı edilmemeli. Uçan 1 62 metreden, Uçan 2 ise 78 metreden dökülüyor. Serik.
















10. MURADİYE ŞELALESİ / VAN
Yaklaşık 20 metreden dökülen şelalenin kaynağı Tendürek Dağı’ndan geliyor. Yıldırım Güngör, “Hem Van Gölü hem de Süphan Dağı manzarasına sahip. Eski lav tünelinden akan eşsiz bir şelale” diyor. Kışın buz tutan şelale fotoğrafçıların akınına uğruyor. Muradiye.

















Kaynak : Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki (08.05.2016)

15 Ocak 2016 Cuma

Yenice Ormanları kitabının 2. baskısı yayımlandı

Yenice Ormanları rehber kitabının 2. baskısı yayımlandı. Kitabı edinmek için kaymakamlığın adresine (yenice@yenice.gov.tr) e-posta gönderebilirsiniz. 


 

28 Eylül 2015 Pazartesi

Hitit Yolu kitabının İngilizcesi Hil Yayınları'ndan çıktı

Hil Yayınları daha önce Türkçesini yayımladığı Hitit Yolu kitabının İngilizce versiyonunu çıkardı.

"It is very difficult to understand humanity in the modern world and discover ourselves without breathing the air of those remote places that we turn our backs to in city life, which we yet find ourselves thinking of. All we need to look at the world through new eyes is a sense of adventure and a pair of trekking shoes, and Hitite Trekking Routes provides an ideal start."

Kitabı aşağıdaki linklerden ve diğer kitap satış sitelerinden sipariş edebilirsiniz.




30 Ağustos 2015 Pazar

Anadolu'nun 5 güzel yaylası AnadoluJet Dergisinde (Ağustos 2015)

Anadolu’dan Beş Güzel Yayla

Göçebe bir toplumdan gelen Türkler için yaylacılık, kültürel ve ekonomik getirileri nedeniyle yüzyıllardır yaşayan köklü bir gelenekti.

Şimdi biraz yön değiştirdi ve yaylalar her yıl binlerce kişinin tercih ettiği bir tatil alanına dönüştü. Yoran, sıkıntı veren her şeyden uzaklaşmak isteyenler tabiatın renklerine, sakinleştirici atmosferine bırakıyor kendini.
Anadolu’nun her yaylası güzeldir ama biz sizler için en rahat ve ulaşılması en kolay olan beşini anlatacağız. Bu yaz gidin ve yaşama sevincinizi besleyecek bu kaynaklarda birkaç gün geçirin. İnanın yeni tecrübelerle ve unutulmayacak anılarla döneceksiniz.

 
Sahara Yaylası, Artvin-Şavşat
Artvin-Ardahan karayolu kenarında bir düzlüğe yayılan Sahara Yaylası, otantik dokusu bozulmamış yaylalarımızdan biridir. Doğaya uyumlu ahşap evleri, zorlu kış koşullarına dayanıklı çinko kaplı damları ile dikkat çeker. Yalnızçam Sıradağları’nın 2 bin 850 metre yükseklikteki Sahara Dağı eteklerindeki yayla, yoğun ladin, sarıçam ve köknar orman örtüsüyle kuşatılmıştır.

 
Alternatif turizm meraklılarına değişik seçenekler sunan yayladaki eski patikalarda doğa yürüyüşleri yapabilir, masalarla donatılmış mesire alanında soluklanabilir, doğanın dinginliğinde çadırınızı kurabilirsiniz. Buraya gelince ülkemizin en güzel doğal göllerinden biri olan Şavşat Karagöl’ü de görebileceksiniz.
 
Pokut Yaylası, Rize-Çamlıhemşin
Seyahat acentalarının tur programlarında yer alan Pokut, Rize’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri. Çamlıhemşin ilçe merkezine 18 km mesafede. 2 bin 32 metre yüksekliğindeki bu yaylada aile işletmesi dört pansiyon bulunuyor. Yörenin özgün mimarisinden örnekler sunan yayladan açık havalarda Karadeniz’i ve Kaçkar Dağları’nın karlı doruklarını seyredebilirsiniz. Fotoğraf tutkunlarına özellikle sabah gün doğumu manzarasını kaçırmamalarını öneririz.

 
Pokut’tan başlayıp Maçkun Boğazı, Yedikardeşler, Tahtalar Sırtı ve Tanovit Çayırı üzerinden iki saatlik bir yürüyüş güzergâhıyla Hazindak Yaylası’na ulaşabilirsiniz. Birkaç yıl öncesine kadar patika olan güzergâh günümüzde toprak yola dönüştürülmüş.
Yıllardır yaylacılar önce Pokut, havalar ısınınca Hazindak ve daha sonra Samistal yaylasına çıkıyorlar kademe kademe. Ağustos sonuna doğru mevsim değişip havalar serinledikçe aynı güzergâhtan geri dönüyorlar. Yüzyıllardır kullanılan Maçkun Boğazı, Yedikardeşler, Tahtalar sırtı, Tanovit çayırı, Hazindak yaylası eski göç yolunu yürüyebilirsiniz.

 
Haldizen (Demirkapı) Yaylası, Trabzon-Çaykara
Uzungöl’e 14 km mesafedeki Haldizen (Demirkapı) Yaylası, doğanın insana armağan ettiği, insanınsa hoyrat davranmasına rağmen henüz tüketemediği güzelliklerinden biri. En yüksek zirveleri Demirkapı (3376) ve Karakaya (3193) olan Karataş-Soğanlı dağlarının yamaçlarındaki yaylaya Karadeniz’in büyüleyici renkleri, derelerin şırıltısı ve derin bir vadinin unutulmaz manzaraları eşliğinde asfalt bir yoldan ulaşılıyor. Üç mahalleden oluşan Haldizen Yaylası, doğal güzellikleriyle fotoğraf tutkunlarının gözbebeği aynı zamanda.


Bir konaklama tesisinin bulunduğu Haldizen Yaylası’ndan Rize tarafındaki Anzer Yaylası’na veya Bayburt iline geçebilirsiniz. Bayburt yolu kenarında ve Karataş Dağı koyaklarında Balık, Aygır, Sarı, Pirömer, Karagöl, Küçük ve Çifte (İkiz) Göller olmak üzere birbirinden güzel yedi buzul gölü görebilir, keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.

 
Çukuralan Yaylası, Ordu-Mesudiye Ordu yaylaları içerisinde Mesudiye ilçe sınırlarındaki yaylalara, özel bir sayfa ayırmak gerekir ama biz Eriçok tepesinin gölgelendirdiği Çukuralan Yaylası ile yetinelim. Burası kendine has doğası ve oksijen deposu havasıyla huzur arayanların adresi.
 
Çevresini kuşatan yemyeşil ormanlar ve şirin göletiyle Alpleri anımsatan bu yayla, Ordu yürüyüş rotaları projesinin merkezinde yer alıyor. Gölet kenarında kamp yapabilirsiniz veya ahşap evlerden birinde konaklayarak yürüyüş patikalarında çevreyi keşfedebilirsiniz. Yaylanın hemen üzerindeki Eriçok Zirvesi’nden, hafızalarınıza kazınacak bir manzara göreceğinizi belirtelim.

 
Abant Yaylaları, Bolu-Mudurnu
Sayıları yaklaşık 400’e ulaşan yaylalarıyla Bolu, Doğu Karadeniz’i aratmayacak coğrafi çeşitliliğe sahiptir. Abant Gölü Tabiat Parkı çevresindeki Örencik, Pelitözü, Çetmi, Bulanık, Samat gibi yaylalardaki ahşap evler, geleneksel yayla anlayışını günümüze taşıyor.

 

Abant Gölü’nün kuzeydoğu ve güneybatı tarafındaki yaylalar ilk bakışta geçmiş zamana ait bir tablodan çıkıp gelmişçesine gerçeküstü bir mekân algısına sebep olurlar. Hiç çivi kullanılmadan tahtaların birbirine geçme tekniğiyle inşa edilen ahşap evler, orman dokusu ortasındaki geniş düzlüklere kuruludur.
 
Etrafı tamamen çam, kayın, köknar ve meşe ağaçları ile kaplı olan bu yeşil düzlükler ilkbaharla birlikte doğal çiçek bahçesine dönüşür. Endemik bitki türlerinin boy gösterdiği bölgede isteyenler yürüyüşe çıkar, isteyen yamaç paraşütü ve binicilik gibi doğa sporları aktivitelerine katılır.
 
Çevresinde dört mevsim her bütçeye hitap eden konaklama tesisleri sıralanan Abant Gölü Bolu il merkezine 30, Mudurnu ilçesine ise 18 km mesafede yer alıyor. 

http://www.anadolujet.com/images/skylife/8-2015/4705/188_4705bolu_yaylalari.JPG




 http://www.anadolujet.com/images/skylife/8-2015/4705/188_4705rize_pokut_yaylasi.JPG


http://www.anadolujet.com/images/skylife/8-2015/4705/188_4705artvin_sahara_yaylasi.JPG

10 Haziran 2015 Çarşamba

Atlas Haziran-2015 Ekinde 45 Bisiklet Rotası

Atlas dergisi haziran sayısında okurlarına “Pedalla Türkiye” kitabı armağan ediyor. Atlas’ın bisikletle keşif rehberi, her seviyeden bisikletçiye 45 muhteşem rota seçeneği sunuyor. Fotoğraflı özel kitap günübirlik ve uzun parkurlar olmak üzere iki bölüm içeriyor; kilometre bilgilerini, yükseklikleri, güzergâhtaki kültür ve doğa varlıklarını ayrıntılı olarak anlatıyor. İstanbul yakınındaki parkurlar, Gelibolu Yarımadası, Gökova Körfezi, Fethiye, Kapadokya, Kastamonu ormanları, Doğu Karadeniz yaylaları ve daha birçok başlık Atlas’ın haziran ekinde.

15 Mart 2015 Pazar

Türkiye'nin En İyi 10 Yürüyüş Rotası Hürriyet Seyahat Eki'nde

TÜRKİYE'NİN EN İYİ 10 YÜRÜYÜŞ ROTASI

ALANINDA UZMAN İSİMLERDEN OLUŞAN BÜYÜK JÜRİ SEÇTİ 

Serkan OCAK
 
Doğa tüm güzelliğini baharda gösterir. Ormanlar, dağlar, vadiler birer renk paletine döner. Her taraf çiçeklerle bezenir. Şimdi doğaki uyanışına tanık olmanın, bu güzelliğin içinde uzun yürüyüşler yapmanın tam zamanı. Alanında uzman jürimiz sizin için en iyi 10 yürüyüş rotasını seçti. Çantanızı hazırlayın, düşün yollara.

Mehmet Yaşin Gezgin gurme/ Ersin Demirel - Yürüyüş rotaları uzmanı, doğa fotoğrafçısı/ Serhan Yedig Gazeteci/ Ayfer Kurulay - Doğa rehberi, Geos Tur kurucusu/ Özcan Yüksek - Magma Dergisi Yayın Yönetmeni / Şerif Yenen - Seyahat yazarı / Yıldırım Güngör - Akademisyen ve doğa fotoğrafçısı/ Faruk Akbaş - Fotoğraf turları rehberi/ Sinan Çakmak - Atlas Dergisi Yayın Yönetmeni / Sakine Yıldıran - Belgesel fotoğrafçı 


1) Mavinin yeşile karıştığı rota: Likya Yolu
Muğla Fethiye ile Antalya Konyaaltı arasında uzanan 509 kilometrelik rota, dünyanın en uzun 10 trekking parkurundan biri. Türkiye’nin uluslararası işaret sistemiyle belirlenen ilk uzun yürüyüş rotası Likya Yolu’nun bır kısmı halen kullanılmakta olan eski göç yollarından oluşuyor. 18 Likya kenti ve yeşille mavinin birbirine karıştığı doğal güzellikler içinden geçiyor. Take Yarımadası’nı kendilerine yurt edinen Anadolu’nun en eski halklarından biri olan Likyalılar’ın izini süren yürüyüş rotası, tarihi mekânların yanı sıra Ölüdeniz, Kabak Koyu, Yediburunlar, Patara, Kalkan, Kaş, Demre, Finike, Adrasan, Çıralı gibi ülkemizin en önemli turizm bölgelerine uğruyor. Rotanın en avantajlı özelliği, yılın 11 ayı yürüyüş olanağı sunması. (Ersin Demirel)
Fotoğraf: Faruk Akbaş


2) Görsel şölen :Kapadokya
Tabiat ananın özenle yarattığı doğa mucizesi Kapadokya, ülkemizin en çok ziyaret edilen turizm merkezlerinden biri. Milyonlarca yıl önce Erciyes ve Hasan Dağı volkanlarından fışkıran lav ve küllerin soğuması sonucu ilginç yeryüzü şekillerinin meydana geldiği Kapadokya bölgesi, derin tüf vadileri, peri bacaları ve insanlığa mesken olmuş kaya yerleşimleriyle biliniyor. Sürekli bir devinim ve değişim içerisindeki coğrafyasının oluşturduğu vadiler, Kapadokya yürüyüş parkurlarının omurgasını oluşturuyor. Panoramik ayrıntıların tek tek sahneye çıkıp görsel bir şölene dönüştüğü söz konusu vadiler, günübirlik rotalar sunuyor konuklarına. Nevşehir, Kayseri ve Aksaray il sınırlarına yayılan Kapadokya bölgesinde Ihlara, Soğanlı, Güvercin, Aşıklar, Kızılçukur, Gül, Bal, Zemi, Keşişler, Devrent, Avla vb vadilerde keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz. Bölgede birçok seyahat acentesi, doğaseverlere nitelikli servis veriyor. (Ersin Demirel)
Fotoğraf: Faruk Akbaş


3) 9 sıcak noktadan biri: Yenice Ormanları
Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve eski konaklarıyla ünlü Safranbolu’ya sadece 40 kilometre mesafedeki Yenice Ormanları, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından Avrupa’nın 100, Türkiye’nin ise dokuz sıcak noktasından biri olarak belirlendi. Yemyeşil vadilerin, yalçın zirvelerin, suyun ve nemin yarattığı zengin bitki çeşitliliğinin yansıması olan anıt ağaçlar, bu doğa harikasının en değerli hazineleri olarak dikkat çekiyor. Yenice Ormanları Doğa Yürüyüş Parkurları’ projesi Ekim 2009’da ayında uygulamaya geçirildi. 210 kilometre boyunca işaretlenen yol üzerindeki 21 parkur, günübirlik, kısa ve uzun olmak üzere üç kategoride toplandı. Parkurlar genellikle orman yolları ve patikalardan oluşuyor. Ayrıca 292 kilometrelik dağ bisikleti rotası mevcut. (Ayfer KURALAY)
Fotoğraf: Ersin Demirel


4) Destansı rotalar: Palovit Kaçkarlar
Bunca zaman yaptığım doğa yürüyüşleri arasında tereddütsüz ilk sıraya koyacağım vadi Palovit’tir. Bu vadi içerisinde yer alan Amlakit Yaylası’ndan Hazindağ Yaylası’na oradan görkemli Kaçkar manzaralı Pokut Yaylası’na, Pokut’tan da Konaklar Mahallesi’ne giden bir yol tarif ettiğim... Ama kayıp bir patika. Henüz tahrip olmamış, eski kervan ve göç patikasının izlerini hâlâ taşıyan belki de tek yol, o yüzden kayıp, bilinmeyen bir patika diyorum. Yolun önemli bölümü yatay, küçük çocuklarla birlikte yürünebilir. Göklere yükselen, uzun, iri masalsı doğal yaşlı ormanıyla Avrupa’da bile örneği yoktur vadinin. Kaçkarlar’daki bir önemli doğa harikası rota da Verçenik. Araba yoluyla Başhemşin Yaylası’na ulaşıldığı için, yaz mevsiminde hemen herkes o görkemli Verçenik Dağı’nı ve gölleri görebilir. Bir kere Başhemşin’e, yani anneannemin o köyüne ulaştıktan sonra, yaylacıların arasından geçerek yaylanın çevresinde 10’un üzerinde gölü bir günde gezebilir insan. Yöreden rehber alarak, yola devam ettiğim, konaklaya konaklaya bu yönde Kaçkarlar’ı bir kaç kez geçmişliğim de var. Destansı bir rota. Doğaya yönelik bir hac gibi herkes yapmalı. Bir kaç kere kar ve buz yüzünden yarıda bırakıp sonunda çıktığım Verçenik de zorlu bir dağ sayılır bilenler için. Bu rotalar genellikle yazlık. Diğer zamanlar karlıdır. Bu nedenle yaz dışında yürümek için teknik bilgi ve malzeme gerekir. (Özcan Yüksek)
Fotoğraf: Ersin Demirel


5) Bülbülleri dinleyin: Hitit Yolu
Hitit Yolu parkurları, Çorum’daki Hattuşa, Alacahöyük, Şapinuva gibi binlerce yıllık kentleri birbirine bağlıyor. Görev yaptığı her şehre yürüyüş parkurları kazandıran eski Çorum Valisi Nurullah Çakır’ın girişimiyle, 2010’da 23 parkurun haritaları, GPS koordinatları çıkarıldı, çevre özelliklerini içeren bir kitap yayımlandı. Ersin Demirel’in hazırladığı kitapta uzunlukları 2 - 18 kilometre arasında değişen 11 günübirlik, uzunlukları 23 - 87 kilometre arasında değişen altı uzun yürüyüş, uzunlukları 32 - 103 kilometre arasında değişen altı bisiklet parkuru yer alıyor. “Hitit Yolu Yürüyüş Parkurları” kitabını internetten ücretsiz indirebilirsiniz (www.hitityolu.com). Ben bu parkurlardan, baharda bülbül şakımalarını dinleyebileceğiniz dokuz kilometrelik Karakaya - Alacahöyük etabını ve Köroğlu Dağları’nı seyredeceğiniz 11 kilometrelik İskilip Elmalı Vadisi etabını tavsiye ederim. (Serhan Yedig)
Fotoğraf: Ersin Demirel


6) Uçsuz bucaksız güzellik: Kazdağları
Mitolojik efsaneleri kadar, derin kanyonları, uçsuz bucaksız çam ormanları, rengârenk giysili tahtacı Türkmenler’in yaşadığı köyleriyle de sıra dışı bir tabiat alanı Kazdağları Milli Parkı. Balıkesir’in Edremit ilçesinde. 21 bin hektarlık alanda 77’si sadece Türkiye’de 29’u dünyada sadece bu alanda yetişen bitki bulunuyor. Ciple geçilebilen dağyolu, Sarıkız’ın zirvesine kadar uzanıyor. Milli park sınırlarında belirli başlı iki parkur olmakla birlikte, işaretlenmemiş alanlardan tercihe göre yeni parkurlar çıkarmak mümkün. Sahaya, Milli Parklar’ın sertifikalandırdığı alan kılavuzları olmadan yürüyüşçü alınmıyor. Kılavuzların günlüğü 80 TL. Parkın yaya giriş ücreti 4 TL, 4 kişiye kadar çadırlı konaklamanın günlüğü 15 TL. Kazdağaları Alan Kılavuzları Derneği’nden detaylı bilgi alabilirsiniz (www.kazdagialanklavuzlari.com). (Serhan Yedig)
Fotoğraf: Faruk Akbaş


7) Baharda rengârenk: Belgrad Ormanı
Herkes zor parkurlarda yürüyüp, koşamaz. İnsaflı parkurlara da gereksinim var. Bunlardan biri de İstanbul’daki Belgrad Ormanı. Ormanın içinden geçen bu parkurda her yaş gurubu yürüyebilir, koşabilir, hatta ıslık çalarak avare avare dolaşabilir. Parkurun uzunluğu 6.200 metre. Yol üstünde sizi yönlendiren uyarılar var. Yol doğal kiremit tozu ve irmiğinden oluşan özel bir karışımla kaplanmış. Onun için belli bir esnekliğe sahip. Bu da kas zedelenmelerini engelliyor. Parkur baharda yemyeşil, sonbaharda ise rengârenk. Ormanda 75 çeşit kuş türü var. Onların ötüşleri yürüyüşçülere eşlik ediyor. Giriş ücreti olarak araba başına 10 lira alındığını unutmayın.(Mehmet Yaşin)
Fotoğraf: Levent Kulu


8) Antik kentlere yürüyüş: Bafa Gölü ve Latmos
Aydın ve Muğla sınırlar içindeki Bafa Gölü, Beşparmak (Latmos) Dağları’nın dibinde yer alıyor. Çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış göl mistik duyguları harekete geçiren olağanüstü bir ıssızlığa ve güzelliğe sahip. Yürürken attığınız her adım sonunda ulaşacağınız bir yapı veya çizim sizi zaman tünelinde gizemli bir yolculuğa götürecek. Gölün etrafındaki Kapıkırı Köyü antik dönemde yörenin merkezi Hereklia kentinin kalıntıları üzerine kurulmuş. Hem göl etrafında hem de çevredeki köylerdeki eski yerleşimlere yürüyüşler yapabilirsiniz. Bağarcık Köyü, Beşparmak Dağları’nın doğu yamacında. Köyün hemen yanında bulunan Çörlen Kalesi’ni gezmeye gittiğinizde ilk kale taşlarının uyumun fark edersiniz. Taşların bazıları sanki birkaç gün önce döşenmiş kadar sağlam duruyor. Kapıkırı köyü sakinlerinin kullandığı antik patika, Myus ve Alinda antik kentleri arasında uzanıyor. Yolun döşeme taşları hâlâ sapasağlam. Latmos Dağı eteklerinde de çok sayıda yürüyüş parkuru var. Bunların içinde en güzeli ve en hafifi Yediler Manastırı’na giden patikadır. Bu bölgede yerel rehberlerin düzenlediği turlara katılmanız daha akılcı olur. Hem bölgeye bir katkınız olur hem de hiç zahmet etmeden bölgede görülmesi gereken yerlere birkaç saatlik yürüyüşler yapabiliriz. Rehber Mehmet Çakır, eşeği ile bölgede hizmet veriyor. Pansiyon ve restoran içinse Güray Çakır’a ulaşabilirsiniz (252 543 5380). (Faruk Akbaş)(Faruk Akbaş)


9) Eşsiz şelalelere sahip: Aladağlar
Aladağlar’ın, insanı kendine çeken ve aşık eden büyülü bir coğrafyası var. Gittikçe daha çok gitmek istiyorsunuz. Derin vadileri, eşsiz zirveleri, dik ve sarp buzul kayalıkları, mağaraları, görkemli kanyonları, yüksek platoları, doğal manzarası, ormanları, şelaleleriyle bir doğa cenneti. Aladağlar’da buzul ve karstik topoğrafyanın etkili olduğu yüksek rakımlı Yedigöller, ayrıca görsel bir güzellik sergiliyor. Kaya pınarları, debisi ve düşüş yüksekliği bakımından Türkiye’nin en büyük ve ilgi çekici takım şelaleleri görenleri hayran bırakıyor. Aladağlar Milli Parkı, Kayseri, Niğde ve Adana illeri dahilinde kalan 54. bin hektarlık bir alanı kapsıyor. Rakım 730’dan başlayarak 3.756 metreye kadar çıkıyor. (Sakine Yıldıran)


10) Kentin yanı başında: Yuvacık Menekşe Yaylası
İstanbul kıyısında günübirlik mesafedeki Menekşe Yaylası, İzmit Yuvacık’a bağlı, Samanlı Dağları’nda yer alan güzel bir yürüyüş rotası. Servetiye Köyü’nün yaylası olan Menekşe’ye yürüyüş Aytepe’den başlıyor. Parkur başlangıcından yarım saat sonra Soğuk Su mevkiine varırsınız. Dere üzerindeki ahşap köprüden geçip patikayı izleyerek yükselir ve vadiye hakim tepede bulursunuz kendinizi. Şahin Tepesi de denilen kayalıklar soluklanmak ve fotoğraf çekmek için ideal bir nokta. Ardından orman içi patika ve araç yolundan tabelaları takip ederek yaklaşık 1.5 saatlik kolay bir yürüyüşün sonunda Papaz Çayırı’na ardından Menekşe Yaylası’na ulaşırsınız. Tipik yayla evleri, baharda açan rengârenk çiçekler ve can şenlendiren dağ çilekleri rotayı daha da keyifli hale getirir. (Faruk Akbaş)


Kaynak : Hürriyet Gazetesi Seyahat Eki (15.03.2015)